Önsöz
Öğrenmek için Tıklayınız
>>>>>>>>>>
Önsöz
isim
anlamıları A isim
anlamıları
B isim
anlamıları
C
isim
anlamıları
Ç isim
anlamıları D isim
anlamıları
E isim
anlamıları
F
isim
anlamıları
G
isim
anlamıları
H isim
anlamıları
I
isim
anlamıları
İ
isim
anlamıları
J
isim
anlamıları
K
isim
anlamıları L isim
anlamıları
M
isim
anlamıları
N
isim
anlamıları
O
isim
anlamıları Ö isim
anlamıları
P isim
anlamıları
R isim
anlamıları
S isim
anlamıları
Ş
isim
anlamıları
T
isim
anlamıları
U isim
anlamıları Ü isim
anlamıları
V isim
anlamıları
Y isim
anlamıları
Z
Ç
ÇAĞA:
(Tür.). - Çocuk.
ÇAĞAÇAR:
(Tür.) Er. - Çağ açacak kimse.
ÇAĞAKAN:
(Tür.) Er. - Çağı yakalayan, çağdaş.
ÇAĞAN:
(Tür.) Er. - Bayram, şenlik.
ÇAĞANAK:
(Tür.) Er. - Körfez, liman.
ÇAĞAR:
(Tür.) Er. 1. Bayram. 2. Kalın ve kuvvetli deve kösteği. 3.
Doğan kuşu.
ÇAĞATAY:
(Tür.) Er. 1. Yavru at, tay. 2. Doğu Türklerine, lehçelerine
dayanılarak verilan ad. - Çağatay Han: Cengiz Han'ın
2. oğlu Çağatay. Müslümanlara ve dinin emirlerine karşı
politika uygulamakta ve Moğol yasasını tatbik etmekteydi.
Gusl abdestini yasaklamıştı. Hristiyan dostu olarak
bilinmektedir. Marco Polo kendisinin vaftiz edildiğini
kaydetmiştir.
ÇAĞILI:
(Tür.). 1. Çağla ilgili. 2. Çakıl. 3. Çağla. - Erkek ve
kadın adı olarak kullanılır.
ÇAĞIN:
(Tür.). - Yıldırım, şimşek. -Erkek ve kadın adı olarak
kullanılır.
ÇAĞKAR:
(Tür.) Er. - Canlı, dinamik, çalışkan.
ÇAĞLA:
(Tür.) Ka. - Olgunlaşmamış meyve, bazı meyvelerin
olgunlaşmadan, henüz yeşilken yenen hali.
ÇAĞLAR:
(Tür.). - Çağlayan, şelale (bkz. Şelale). - Erkek ve kadın
adı olarak da kullanılır.
ÇAĞMAN:
(Tür.) Er. - Çağın insanı.
ÇAĞNUR:
(Tür.) Er. - Çağın nuru, zamanın nuru. - Erkek ve kadın adı
olarak kullanılır.
ÇAĞRI:
(Tür.) Er. 1. Çakır gözlü. 2. Mavi hareli göz. Çağrı bey
(990-1060). Büyük Selçuklu devleti hükümdarı Tuğrul
beyin kardeşi. Çağrı bey müslüman olduğunda Davud ismini
aldı. Kardeşi Tuğrul ise Muhammed ismini almıştır.
ÇAKA
BEY:
(Tür.) Er. - Oğuzların Çavuldur boyundan olan Türk beyi. XI.
yy. ilk yarısında İzmir bölgesinin hakimi oldu.
ÇAKAR:
(Tür.) Er. - Parıldayan, ışık veren.
ÇAKIR:
(Tür.). - Mavimsi, mavi renkli, gri benekli gözleri olan
kişi. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÇAKMAN:
(Tür.) Er. 1. Amacına
erişen, ulaşan kimse.
2. Süt mavisi.
ÇAKMUR:
(Tür.) Er. 1. Yarı uykulu bakış. 2. Sert taş. 3. Pinti.
ÇALAP:
(Tür.). 1. Tanrı. 2.
Ateş. -İsim olarak kullanılmaz.
ÇALAPKULU:
(Tür.) Er. - Tanrı kulu- Abdullah.
ÇALAPÖVER:
(Tür.) Er. - Tanrı'nın övgüsüne mazhar olmuş kişi.
ÇALGAN:
(Tür.) Er. - Yatağı taşlık olan ve gürültüyle akan su.
ÇALKIN:
(Tür.) Er. - Alev.
ÇAPAN:
(Tür.) Er. - Tatar, ulak, postacı.
ÇAVAŞ:
(Tür.) Er. 1. Güneş. Güneşli yer. 2. Güney.
ÇAVLAN:
(Tür.). - Büyük çağlayan.
- Erkek ve kadın
adı olarak kullanılır.
ÇAVLI:
(Tür.). - Ava alıştırılmamış doğan. Çavlı Çandar:
(Öl. 1146). Selçuklu emiri. Sultan Mesud döneminde yararlı
işler yaptı.
ÇAYKARA:
(Tür.). - Küçük akarsu, yazın kuruyan küçük akarsu. - Erkek
ve kadın adı olarak kullanılır.
ÇELEBİ:
(s.) Er. 1. Efendi,
nazik ve kibar. 2. Şehir terbiyesi almış okuryazar kimse. 3.
Osmanlı devletinin ilk devirlerinde şehzadelere verilen
unvan. Musa Çelebi, Süleyman Çelebi.
-
Mevlevi tarikatının
başı bu adla anılırdı. Mevlana veya Hacı Bektaş soyundan
olan kimse.
ÇELEN:
(Tür.) Er. 1. Yakışıklı delikanlı. 2. Tepelerin kar tutmayan
kuytu yeri. 3. Açıkgöz, becerikli, kurnaz. 4. Evlerin
dışında bulunan saçak.
ÇELGİN:
(Tür.) Ka. - Yaralanarak kaçan av hayvanı.
ÇELİK:
(Tür.) Er. 1. Su verilip sertleştirilen demir. 2. Çok güçlü
kuvvetli. 3. Kısa kesilmiş dal.
ÇELİKEL:
(Tür.) Er. - Çelik gibi güçlü el.
ÇELİKER:
(Tür.) Er. - Çelik gibi
güçlü kimse.
ÇELİKHAN:
(Tür.) Er. - Güçlü hakan, yönetici.
ÇELİKKAN:
(Tür.) Er. - Güçlü
soydan gelen kimse.
ÇELİKÖZ:
(Tür.) Er. - (bkz.
Çelik).
ÇELİKSU:
(Tür.) Er. - (bkz. Çelik).
ÇELİKYAY:
(Tür.) Er. - Güçlü, kuvvetli.
ÇEMAN:
(Fars.) Ka. 1. Salına salına yürüyen. 2. Nazlı sevgili.
ÇEMENZAR:
(Fars.) Ka. - Otlak. Çimenlik.
ÇERAĞ:
(Fars.) Er. 1. Yağ kandili, lamba, mum. 2. Atın şaha
kalkması. 3. Çırak edilme. 4. Bir memuriyete ve ihsana nail
olan. 5. Vazifesinden emekli edilen.
ÇERME:
(Tür.) Er. 1. Çay kıyılarında sulu ve yeşil yer. 2.
Akarsuların topraktan çıkan sızıntısı. 3. Kaynak.
ÇEŞMAN:
(Fars.). - Gözler. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÇEŞMİAHU:
(Fars.) Ka. - Ahu gözlü kadın, ceylan gözlü güzel.
ÇEŞMİNAZ:
(Fars) Ka. 1. Süzerek bakma, bakış. 2. Nazlı nazlı bakan
göz. 3. Güzel gözlü sevgili.
ÇEŞPAN:
(Fars.). - Layık,
uygun, münasip, yakışır. - Erkek ve kadın adı olarak
kullanılır.
ÇERİ:
(Tür.). - Asker,
savaşçı.
ÇETİN:
(Tür.) Er. 1. Sert,
işlenmesi, elde edilmesi, çözümü zor, sarp, müşkil. 2.
İnatçı, azimli, şedid.
ÇETİNALP:
Er. - (bkz. Alp).
ÇETİNAY:
(Tür.) Er. - (bkz.
Çetin).
ÇETİNEL:
(Tür.) Er. - (bkz.
Çetin).
ÇETİNER:
(Tür.) Er. - (bkz.
Çetin).
ÇETİNÖZ:
(Tür.) Er. - (bkz.
Çetin).
ÇETİNSOY:
- (bkz. Çetin).
ÇETİNSU:
(Tür.) Er. - (bkz. Çetin).
ÇEVİK:
(s.) Er. - Çabuk
davranan, hızlı ve hareketli.
ÇEVİKCAN:
- (bkz. Çevik).
ÇEVRİM:
(Tür.) Er. 1. Sınır. 2.
Girdap. 3. Sürekli ve düzenli değişme.
ÇIDAM:
(Tür.) Er. - Sabır,
tahammül.
ÇINAR:
(Fars.) Er. - Çınar
ağacı.
ÇINAY:
(Fars.) Ka. - Soylu ay,
ayın en parlak zamanı.
ÇIRAĞ:
(Fars.). - Meşale,
ışık, kandil (bkz. Çerağ). - Erkek ve kadın adı olarak
kullanılır.
ÇİÇEK:
(Tür.) Ka. 1.
Bitkilerin üreme unsurlarını ihtiva eden renkli veya beyaz
renkte açan, çok defa kokulu, sonradan meyve veya tohum
haline gelen kısımları (bkz. Şükûfe). 2. Bitki, çiçek açan
bitki. 3. Bazı şeylerin toz haline getirilmiş özü, kükürt
çiçeği. 4. Kumaş veya başka şeyler üzerine yapılan renkli
veya renksiz süsleme.
ÇİĞDEM:
(Tür.) Ka. -
Zambakgillerden, soğanlı otsu, çeşitli renklerde çiçek açan
kır bitkisi, mahmur çiçeği.
ÇİLAY:
(Tür.) Ka. - Ayın
üzerinde beliren açık renk lekeler.
ÇİLE:
(Fars.), l. Zevk ve
sefadan el çekerek kuytu bir yerde yapılan 40 günlük ibadet.
2. Eziyet, sıkıntı. 3. İbrişim, yün vs. demeti. - Erkek ve
kadın adı olarak kullanılır.
ÇİLTAY:
(Tür.) Er. - Üzerinde
benekler bulunan tay.
ÇİNEL:
(Tür.). - Doğru,
dürüst, namuslu kimse. - Erkek ve kadın adı olarak
kullanılır.
ÇİNER:
(Tür.). - (bkz. Çinel).
ÇİNTAR:
(Tür.) Er. - Sabah
vakti.
ÇİNTAY:
(Tür.) Er. - Soylu at.
ÇİNUÇİN:
(Tür.) Er. - Üstün,
galip, zafer kazanmış.
ÇİRAY:
(Fars.). 1. Yüz
çizgileri, yüz güzelliği. 2. Beniz, yüz. 3. İnsan resmi. -
Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ÇİRE:
(Fars.). 1. Maharetli,
becerikli. 2. Kahraman, yiğit. - Erkek ve kadın adı olarak
kullanılır.
ÇİTRA:
(Fars.) Er. -
Afganistan'da bir kabile. Büyük ekseriyetle ari ırktan olup
narin yapılı, güzel gözlü ve gür saçlı, hoş ve cazip tavırlı
olmalarına rağmen haşin, sert yapılı ve gaddar olarak
bilinmektedirler.
ÇOĞA:
(Tür.) Er. - Çocuk,
yavru.
ÇOĞAHAN:
(Tür.) Er. - (bkz.
Çoğa).
ÇOĞAN:
(Tür.) Er. - Kökü ve
dalları sabun gibi köpüren bitki, çöven.
ÇOĞAŞ:
(Tür.) Er. - Güneş.
ÇOĞUN:
(Tür.). - Çok defa, ekseriya.
ÇOKAY:
(Tür.) Er. 1. Köy zengini, çiftlik sahibi. 2. Eşkıya.
ÇOKMAN:
(Tür.) Er. - Topuz, gürz.
ÇOLPAN:
(Tür.) Ka. 1. Çoban yıldızı. 2. Aciz, beceriksiz, zavallı.
3. Zühre, venüs.
---------------Sonu----------------------